#agricultureandruralpolicy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#agricultureandruralpolicy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ÜRETME TÜKET

Yazar Dünya gazetesi köşe yazarlarından. Yıllardır tarım sektörü hakkında yazılar yazmakta. Tarım politikaları çalışan uzman, akademisyen ve meraklılarına şiddetle tavsiye olunur. Kitapta katılacağınız ve katılmayacağınız pek çok tespit olabilir. Bir gazeteci gözü ile yazıldığı için eksik öğrenilmiş bilgilerin ya da yanlış yorumların olduğunu düşünebilirsiniz ya da düşünmeyebilirsiniz. Bunlar sektörü ne kadar iyi tanıdığınızla ilgili. Bilgiye erişmek çok kolay istediklerinizi teyit etme yoluna gidebilirsiniz. Kitapta yer alan istatistiklerin tamamı güncel. Birkaç sene sonra güncellenmesi gereken bir kitabı okuyor olacaksınız. Yani ertelemeyin okuyacaksanız. 6 ay içinde 6 baskısını yapmış ve Türkiye’nin en meşhur tarım köşe yazarı tarafından kaleme alınmış. Ülkede tarım yazan 3 kişiden birisi ve en çok okunanı. Sadece şubat ayında 4 baskı yapmış.  Tarım ve Orman Bakanlığının neredeyse tüm birimleri hakkında ciddi iddiaları var. Bakanlıkta çalışan herkesin ilgisini çekebilecek nitelikte anlayacağınız. Yazarı takip ediyorsanız kitabın yazarın daha önceki köşe yazılarının bir ortalaması olduğunu hemen göreceksiniz. Benim için geçmişte yazdığı yazıların bir tekrarı oldu. Ama tarım politikalarına başlayacaklar için sürükleyici bir kitap. İyi okumalar.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#arasınkitaplığı

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE UYUM


İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE UYUM

Su Yönetimi Genel Müdürlüğü 2019 yılı içinde çıkardı bu kitabı. İklim değişikliği ile ilgili pek çok kavram detaylıca açıklanmış. Bu alanda araştırmacıların, meraklıların ve karar vericilerin okumasında yüksek fayda var.
İklim değişikliğine inanmayan ve bu değişimi, “belli dönemlerde dünyanın rutinidir” şeklinde yorumlayan meraklıların mutlaka okuması gerekiyor. Bakış açıları değişebilir. 137 yıldır aralıksız olarak ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Yönetimi tarafından iklim verilerinin kaydı tutulmaktadır. Sadece bu kuruluş değil pek çok ulusal ve uluslararası kuruluş iklim verilerini yaklaşık 100 yıldır düzenli olarak tutuyor.  Atmosferde özellik troposferde pek çok gaz var. Bunların tamamı ölçümleniyor. Sıcaklık dışında okyanusların asitlik düzeyi, sıcaklığı, buz küreleri kütlesi ve deniz seviyesi değişimleri küresel iklim değişimi hakkında sağlam veriler sunmakta. Şu an tüm gaz emisyonlarımızı durdursak ta iklim değişimini durduramıyoruz. Eşiği geçtik. Bu noktadan sonra değişime uyum sağlama stratejileri gündemde. Her ülke bütçe ayırıyor ve bu konuda araştırmalar ve strateji dokümanları hazırlıyor. Ülkemiz Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle dünyada iklim değişiminin en fazla hissedileceği ülkelerden. İklim değişiminin ülkemiz için en büyük anlamı su kaynaklarında yaşanacak azalmalar. En büyük baskıda tarım sektöründe.  Su kaynakları üzerine iklim değişimi gibi küresel bir baskı unsurunun eklenmesi su kaynaklarının yönetiminin daha dikkatli yapılması zorunluluğunu da doğuruyor. Ar-Ge ye çok iş düşüyor.
Kitapta çok fazla detay var. Havzalar arası su transferinin gerekçelerine kadar detay bulabilirsiniz.
#okuduğunkitabıpaylaş
#arasınkitaplığı
#bilgiylekalın

DÜNYADA GIDA GÜVENLİ VE BESLENME DURUMU




Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu

Bu rapor, Tarım ve Gıda Organizasyonu(FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu(IFAD), Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütünün(WHO)  tarafından ortaklaşa hazırlanmakta ve yıllık olarak yayınlamaktadırlar. Bu üçüncü mevcut surum raporu. Rapor, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerine ulaşılmasında karşılaşılan temel zorlukları derinlemesine analiz etmektedir. Açlık ve gıda krizleri hakkında mevcut durumumuz nedir sorusuna cevap vermektedir. Bu özelliği ile rapor, politika yapıcılar, uluslararası kuruluşlar, akademik kurumlar ve kamuoyu dahil olmak üzere geniş bir kitleyi hedeflemektedir.  
Rapor 2 bölümden oluşmakta. İlk bölümde 2019 yılında dünya genelinde gıda güvenliği ve beslenme konusu işlenmiş. İkinci bölümde ise, ekonomik yavaşlama ve gerilemeye rağmen gıda güvensizliği ve kötü beslenmenin önlenmesi üzerine değerlendirmelerde bulunulmuş.  
Son 3 yılda dünyada açlık çeken insan sayısında azda olsa bir artış olmuştur. 820 milyondan fazla aç insan var dünyada. Açlığın en fazla görüldüğü kıta Afrika. Dünya ortalaması %10,8 olup bu oran doğu Afrika’da yaklaşık %31. Neredeyse her üç insandan birisi aç ve yetersiz besleniyor. Afrika’yı güney ve batı Asya ile Karayipler takip ediyor.
Dünyada 150 milyon çocuk beslenme kaynaklı boy kısalığı yaşıyor. 5 yaş altı çocuklarda görülen ölümlerin %45’i anne yada çocuğun aç kalmasından kaynaklanmaktadır.  Diğer taraftan çocuklar ve yetişkinler arası obezite tüm dünyada artış göstermektedir.  
2011-2017 yıları arasında yetersiz beslenmenin olduğu ülkelerin%84’ü aynı zamanda ekonomik gerilemenin olduğu ülkelerdir. Raporda ilginç tespitlerde var. Emtia ve özellikle hammadde bağımlılığı ile gıda güvenliği ve beslenme ilişkisi. 2011-2017 yılları arasında görülen ekonomik yavaşlama ile birlikte, yetersiz beslenmenin fazla olduğu ülkelerin çoğu(65 ülkenin 52’si), hammadde ihracatı yada ithalatına yüksek düzeyde bağımlı ülkelerdir. 2018 yılında akut gıda güvensizliğinin şiddetini artırdığı gıda krizi yaşayan ülkelerin çoğu(33 ülkenin 27’si) hammadde bağımlısı ülkelerdir. Bu ülkeler aynı zamanda yüksek düzeyde gıda ithalatına da bağımlıdır. Yine bu ülkelerin ulusal para birimleri ABD doları karşısında değer kaybetmesi kaynaklı yüksek gıda enflasyonu baskısı da yaşamaktadırlar. Çözüm stratejik olan tarımsal hammadde bağımlılığının azaltılması mümkünse sıfırlanması.
Bu yılki rapor açlık, gıda güvensizliği ve kötü beslenmenin devam ettiği ve bunlarla mücadelede zorluklara işaret etmektedir. Rapor farklı dillerde yayınlanmış. Türkçe ve ingilizce özetleri var ancak ana rapora da göz atmanızı tavsiye ederim. Çok fazla detay var.  

#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#arasınkitaplığı






The State of Food Security and Nutrition in The World

This report is jointly prepared and published annually by the Agriculture and Food Organization (FAO), the International Agricultural Development Fund (IFAD), the United Nations Children's Fund (UNICEF), the World Food Program (WFP) and the World Health Organization (WHO). This is the third current situation report. The report provides an in-depth analysis of key challenges in achieving the 2030 Sustainable Development objectives. It answers the question of what is our current situation about hunger and food crises. With this feature, the report targets a wide audience including policy makers, international organizations, academic institutions and public opinion.
The report consists of 2 sections. In the first part, the topic of food safety and nutrition is discussed for 2019 year. In the second part, evaluations were made on food insecurity and prevention of malnutrition despite economic slowdown and decline.
There has been a slight increase in the number of hunger people in the world in the last 3 years. There are more than 820 million hungry people in the world. Africa is the continent where hunger is most common. The world average is 10.8%, which is about 31% in east Africa. Almost one in three people are hungry and undernourished. Africa is followed by southern and western Asia and the Caribbean.
150 million children around the world are experiencing nutritional short stature. 45% of the deaths seen in children under 5 years of age are caused by fasting of the mother or child. On the other hand, obesity among children and adults is increasing all over the world.
Between 2011 and 2017, 84% of the countries with malnutrition are countries with economic downturn. The report has interesting findings. In particular, the relationship between the dependence on imports and exports in raw materials and food safety and nutrition is remarkable. With the economic slowdown between 2011 and 2017, most of the countries with high levels of malnutrition (52 out of 65) are highly dependent on raw material exports or imports. In 2018, most of the countries (27 of 33 countries) with food crisis, where acute food insecurity was exacerbated, were also dependent on imports of raw materials. These countries also depend on high levels of food imports. Again, these countries are experiencing high food inflation pressure due to the depreciation of their national currencies against the US dollar. The solution is to reduce the dependency of the strategic agricultural raw material if possible to reset.
This year's report points out that hunger, food insecurity and malnutrition persist and challenges to combat them. The report was published in different languages. There are abstracts in Turkish and English, but I recommend you to take a look at the main report. There's too much detail.


#sharebookyouread
#staywithknowledge
#liamsisarabooks
#arasınkitaplığı


Byte By Byte Digital Technologies for Agri-Food Systems

Before going to the report, it is useful to give some information about the organization that prepared the report. The Malabo Montpellier Panel is supported by the African Development Bank, the German Ministry of Economic Cooperation and Development and the UK Government. The panel process and reporting work is conducted by IFPRI (International Food Policy Research Institute). Do not think of this as a once organized organization. It is a paltform and organizes regularly. They have many reports and information notes. When you enter websites, you will see that a lot of information is shared under the resources title link. There are irrigation, fertilization, mechanization and digitalization departments. Do not think of this as a once organized organization. It is a paltform and organizes regularly. They have many reports and information notes. When you enter websites, you will see that a lot of information is shared under the resources title link. There are irrigation, fertilization, mechanization and digitalization departments. Think of such structures as the Davos summit. The purpose is to raise awareness and draw attention to certain issues. This formation contributes to the process of perceiving and realizing the ambitious targets of the 2063 African Union Commission Agenda, Malabo Declaration and global development agenda among the decision makers. This platform is lobbying. He prepares technical reports and information notes together with the experts in the world. A different look at lobbying.
What's in the report. How digital technologies are used in the agri-food system and which technologies can be used in each production segment are explained. Many case studies were evaluated through countries. It focused on how to create an environment for small family businesses and young people to integrate with digitalization in agriculture in rural areas in Africa and which policy decisions and regulations will be implemented. Digitalization is conceptually equivalent to high-tech applications in agriculture. We are experiencing a plenty of concepts in this regard. Agriculture 4.0, intelligent agriculture, precision agriculture, e agriculture, digitalization etc. many concepts are used. The essence is the use of high technology in agriculture, which can increase productivity in agriculture and reduce environmental damage.
Technologies such as artificial intelligence, big data, block chain, digital divide, digital infrastructure, platform and services, internet of objects are processed as examples in the report. It is claimed that these technologies will make a leapfrog in productivity, especially in rural small family businesses. It is estimated that every 10% increase in internet use in developing countries will result in a 1.35% increase in GDP per capita. The issue is important for development.
Digitalization in the agri-food system was evaluated in four stages: production planning, production process, post-harvest and consumer level. The report shares examples of what data and which smart systems can be used at each stage.
In Chapter 6 of the report, there is a section that evaluates the level of digitalization of countries. Two indexes are used here. EBA ICT Index and MCI Index. It's meaningless when we translate it into Turkish, but let me say this. The first is an index used by the world bank and the ease of the agricultural business environment. The second is an index of the coverage of mobile phones.
Morocco, Kenya, Ghana and Tanzania stand out in a matrix comparing these two indices. Useful information for technology exporters or investors in digital agriculture. Click on https://eba.worldbank.org/en/data/exploretopics/all-topics  to look at the situation in our country. We are in a very good position with 78.18 points out of 100. We are 31st for 101 countries. There are many details in the Enabling the Business of Agriculture 2019 report, which I will review and share soon. For enthusiasts please click https://eba.worldbank.org/en/reports.  In the mobile connection index, we are in the category of developed countries with 65.6 points. Click http://www.mobileconnectivityindex.com/ for the distribution of points.
I think this resource is beneficial to those working in digitalization in agriculture. Useful information is available for investors and entrepreneurs.

to download report;

https://www.mamopanel.org/media/uploads/files/2019_MaMo_Digital_Report_ONLINE_UiUPwum.pdf



(IN TURKISH)
Byte Byte Afrika’nın Gıda Sistemini Dijitalleştirmek için Yenilikçi Politikalar

Rapora geçmeden önce raporu hazırlayan oluşum hakkında birkaç bilgi vermekte fayda var. Malabo Montpellier Paneli Afrika Kalkınma Bankası, Almanya Ekonomik İşbilirği ve Kalkınma Bakanlığı ve İngiltere Hükümeti tarafından desteklenmektedir. Panel süreci ve raporlama çalışması ise IFPRI(Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü) tarafından yürütülmektedir. Panel derken bir defa gerçekleştirilen bir organizayon olarak düşünmeyin. Bu bir paltform ve düzenli olarak organizasyonlar yapılıyor. Hazırladıkları pek çok rapor ve bilgi notları var. Web sitelerine girdiğinizde kaynaklar başlığı linki altında pek çok bilgi paylaşıldığını göreceksiniz. Sulama, gübreleme, mekanizasyon ve dijitalleşme bölümleri var. Bu tür yapıları Davos zirvesi gibi düşünün. Maksat farkındalık oluşturmak ve belli konulara dikkat çekmek. Bu oluşum ile 2063 Afrika Birliği Komisyonu Ajandası, Malabo Deklarasyonu ve küresel kalkınma ajandasına ait iddialı hedeflerinin karar vericiler nezdinde algılanması ve hayata geçirilmesi sürecine katkı sağlanmaktadır. Bu platform nevi lobi faaliyeti yürütüyor. Dünyada konu uzmanları ile birlikte teknik raporlar ve bilgilendirme notları hazırlıyor. Lobiciliğe farklı bir bakış.
Raporda neler var. Dijital teknolojilerin tarım gıda sisteminde nasıl kullanıldığı, her bir üretim segmentinde hangi teknolojilerin kullanılabileceği anlatılmış. Pek çok örnek uygulama ülkeler üzerinden değerlendirilmiş. Afrika’da kırsal alanlarda küçük aile işletmeleri  ve gençlerin tarımda dijitalleşmeye entegre olabilmeleri için nasıl bir çevre oluşturulacağı ve hangi politika kararlarının ve düzenlemelerinin hayata geçirileceği irdelenmiş. Dijitalleşme kavramsal olarak tarımda yüksek teknoloji uygulamalarına eş tutulmuş. Bu konuda kavram zenginliği yaşıyoruz. Tarım 4.0, akıllı tarım, hassas tarım, e tarım, dijitalleşme vb. pek çok kavram kullanılıyor. İşin özü ise tarımda verimliliği artırırken çevreye olan zararın azaltabilen yüksek teknolojinin tarımda kullanımı.
Yapay zeka, big data, blok zinciri, dijital uçurum, dijital altyapı, platform ve servisleri, nesnelerin interneti gibi teknolojiler raporda örnek olarak işlenmiş. Bu teknolojilerin özellikle kırsalda küçük aile işletmelerinde verimlilik açısından bir sıçrama yaşatacağı iddia ediliyor. Gelişmekte olan ülkelerde internet kullanımındaki her %10’luk artışın kişi başı GDP’de %1,35’lik bir artışa neden olacağı hesaplanmış. Konu kalkınma için önem arz ediyor.
Tarım-gıda sisteminde dijitalleşme üretimin planlanması, üretim süreci, hasat sonrası ve tüketici düzeyinde olmak üzere 4 aşamada değerlendirmiş. Her bir aşamada hangi verilerin ve hangi örnek akıllı sistemlerin kullanılabileceği ile ilgili örnekler paylaşılmış.
Raporun 6. Bölümünde ülkelerin dijitalleşme düzeyinin değerlendirildiği bir bölüm var. Burada 2 indeksten faydalanılmış. EBA ICT Index ve MCI Index.    Türkçeye çevirdiğimizde anlamsız oluyor ama şöyle diyeyim. İlki dünya bankasının kullandığı bir indeks ve tarımsal iş ortamının kolaylığını ifade ediyor. İkincisi ise mobil telefonların kapsama alanı ile ilgili bir indeks. Bu iki indeksin karşılaştırıldığı bir matriste Fas, Kenya, Gana ve Tanzanya ülkeleri öne çıkıyor. Teknoloji ihraç eden ya da dijital tarım alanında yatırım yapacaklar için faydalı bilgiler. Ülkemizin  durumuna bakmak için https://eba.worldbank.org/en/data/exploretopics/all-topics  linkine tıklayınız. 100 üzerinden 78,18 puan ile oldukça iyi bir konumdayız. 101 ülke için 31.sıradayız.  “Enabling the Business of Agriculture 2019” raporunda detaylar var yakında inceleyip paylaşacağım. Meraklıları için https://eba.worldbank.org/en/reports tıklayınız. Mobil bağlantı indeksinde ise 65,6 puan ile gelişmiş ülkeler kategorisindeyiz. Puanların dağılımı için http://www.mobileconnectivityindex.com/ linkine tıklayınız.
Bu kaynak tarımda dijitalleşme çalışanlar için faydalı diye düşünüyorum. Yatırımcılar ve girişimciler içinde faydalı bilgiler mevcut.

Rapora ulaşmak için;
https://www.mamopanel.org/media/uploads/files/2019_MaMo_Digital_Report_ONLINE_UiUPwum.pdf





TÜRKİYE'DE TARIM

1980 ve sonrası Ülkemiz tarım sektöründe dönüşümün nasıl gerçekleştiği makro veriler, kalkınma planları ile polikacı ve bürokrat görüşleri ekseninde anlatılmış. Kitapta özellikle 1984-1989 dönemi Tarım Bakanı Hüsnü Doğan ve ekibi ile yapılan röportajlar önemli. Bürokrasiye ve politikaya meraklı olanlar özellikle okusun. Diğer taraftan mesleki milliyetçilikle bakarsak bu tür kitapları Tarım Ekonomistleri hazırlasa daha bir mutlu olurdum. Raflarda maalesef göremiyoruz. Bildiğim ve gördüğüm kadarıyla dostum Prof. Dr. Serkan Gurluk dışında raflarda özellikle tarım politikaları alanında kitabı olana pek rastlamadım.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın

BAŞKA BİR HAYVANCILIK MÜMKÜN MÜ?

İzmir'de Ege Üniversitesinde "Başka bir hayvancılık mümükün mü?" başlıklı çalıştayda yapılan sunumlar ve konuşmalar kitaplaştırılmış. 7 sunumdan oluşuyor. Başka bir hayvancılık deyince farklı bir beklentisi oluşmasın. Kast edilen mera hayvancılığı. Mera hayvancılığı ile endüstriyel hayvancılığın besin değerlerine, beslenmeye, insan sağlığına ve hayvan refahına etkisi ekseninde değerlendirmeler yapılmış. Genel cerrah profösörünün değerlendirmeleri etkileyici. Besinlerin ya da gıdaların kg üzerinden değilde besin değerleri üzerinden fiyatlandırılmasını öneriyor kulağada hoş geliyor. Bu konu zaten şu an dünyada da gündemde slogan da şu "yeterince yiyoruz ama yeterince beslenemiyoruz"
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın

TÜRK TARIMININ GLOBAL ENTEGRASYONU VE TARIM 4.0

İzmir Ticaret Borsasının Ege Üniversitesi İktisad Fakültesi Öğretim Görevlilerine hazırlattığı bir çalışma. Dünyada ve ülkemizde tarım sektörü çok büyük kısıtlar ve engellerle karşı karşıya. Artan ya da artacak dünya nüfusunun beslenmesi yani gıda arzının sağlanması üretimin artması ile ilişkili. Tarım alanlarının artırılması bir yana azalmasının söz konusu olduğu bir gerçeklik karşısında insanoğlunun beslenme ihtiyacını gıda enflasyonu baskısı olmaksızın sağlaması sorunsalı önümüzde duruyor. İşte bu noktada tarımın stratejik bir sektör olduğunu artık kimse sorgulamıyor. Tarım artık klasik ekonomik yaklaşımlarla değerlendirilecek bir sektör olmaktan çok ötede.

Sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte teknoloji kullanım düzeyini artırması verimliliğide artıracağı tezinin tartışılacak bir tarafı yok. 2011 yılı itibariyle dillendirilen endüstri 4.0 gündeme bomba gibi düştü. Benzeri tarım 4.0 da olmazsa olmaz. Bu yeni dönemde ileri teknolojinin tarımda kullanımı yada akıllı tarım sistemlerinin uygulamaya aktarılması ya da bu süreçlere tam entegrasyonun sağlanabilmesi için gerekli olan ekosistemin oluşturulması ihtiyacı şiddetle hissediliyor. İşte tamda bu noktada böyle bir çalışma hayata geçirilmiş. Tüm paydaşlarla çalıştaylar ve anketler yapılmış. Bu entegrasyonun nasıl olabileceğine dair ipuçları var ancak bölgesel düzeyde. Ülkesel düzeyde çalışmalar için de yardımcı bir kaynak. Özellikle tarım ekonomistleri, tarım makineleri ve ilgi duyan herkesin inceleyebileceği güzel bir kaynak. Yerli ve milli tarım 4.0 ekosisteminin oluşması dileğiyle... Rapora internetten pdf olarak erişebilirsiniz.

#TAGEM

#okuduğunkitabıpaylaş

#bilgiylekalın

SEKTÖREL POLİTİKA BELGELERİ

#TAGEM uzmanlarınca hazırlanan Sektör Politika Belgeleri. Mevcut durum, sorunlu alanların ve politika önerilerinin yer aldığı çok önemli çalışmalar. Web sitemizden pdf olarak indirebilirsiniz.
#bilgiylekalın
#TAGEM
#tarım
#tarımekonomisi

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 29 Temmuzda “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Tarım Teknolojisi” adlı bir raporu yayınladı. Rapora https://digitallibrary.un.org/record/1301069 bu linkten ulaşabilirsiniz. Tarımda teknoloji kullanımının sürdürülebilir kalkınma için önemi tartışma götürmez. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Ajandası hedeflerine ulaşabilmek için tarımda teknoloji daha doğrusu yüksek teknoloji kullanmaya mecburuz.
Raporda tarım sektörünü ve insanlığı etkileyecek darboğazlar üzerinden teknoloji kullanımının zorunluğu anlatılmış. Nüfus artışı, İklim değişimi, Doğal kaynaklara olan baskı, İsraf, Enerji maliyetleri ve Kırsaldan yoğun erkek göçü gibi problemlerin tarım sektörü üzerine olumsuzluklarının tarım teknolojileri ile aşılabileceği ifade ediliyor.
Tüm bu darboğazlara ilişkin rakamlar ve örnek uygulamalar mevcut raporda. Biyoteknoloji, dijital teknoloji, mekanizasyon ve yenilenebilir enerji teknolojileri gibi tarım teknolojilerinin  BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşılmasında bir kaldıraç olacağı düşünülüyor.
Raporda gelişmiş teknolojilerinin özellikle küçük aile işletmelerinin yoğun olduğu bölgelere transferinin tarım ve kırsal kalkınma için önem arz ettiği ifade ediliyor. Özellikle kırsalda kalan kadınların teknoloji kullanım düzeylerinin artırılacağı projelere ya da tarım teknolojisi alanında yeni finans kaynaklarına olan ihtiyaca dikkat çekiliyor. Tarım teknolojileri alanında politika çalışması yapan arkadaşlara şiddetle tavsiye edilir.
Raporda yer alan bazı istatistikler ve önemli tespitler
• Dünyada 570 milyon çiftçi var bunlar 500 milyonu aile çiftçisi bu bu aile çiftçileri dünyada gıdanın %80’inin üretilmesine vesile oluyor
• 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyarı bulacak. 2012 yılı baz alınırsa bu nüfusu beslemek için üretimin 2 kat artması gerekiyor.
• 2017 yılı verilerine göre dünyada 821 milyon açlık çeken insan var.
• 2 milyara yakın insan kötü beslenme nedeniyle besin yetersizliği çekiyor.
• Bitki hastalıklarına dünyada ayrılan para 220 milyar dolar. Tehlikeli yanı ise hastalığa direnç oluşturması
• Her yıl 3,3 milyon hektar orman alanı yok oluyor bu rakamın %80’i tarım alanlarına dönüşüyor
• Yıllık 1.3 milyar ton gıda israfı


Republic of Turkey Country Strategic Opportunities Programme(COSOP)
When carrying out their activities, IFAD is based on the results-based country strategic opportunity program (COSOP) documents prepared in line with IFAD strategy plans. There is a COSOP-Turkey certificate covering the years 2016-2021 for our country. All activities are carried out in accordance with the strategic objectives contained in this document. The third COSOP prepared for our country, but this document is the first COSOP prepared with a focus on results base. Planners reproduce or find such concepts or tehnical words periodically. As a result, all plans start with the claim of being result oriented.
Since 1982, IFAD has spent 10 of the investment cost of 661.1 million dollars in the project in motion in Turkey. $ 189 million of this amount was funded by IFAD as a loan. IFAD does not implement too many grant support programs. It provides long-term loans with low interest rates just below the market. There are projects and countries that donate grants but it makes it difficult to use. In fact, I think we can apply for a grant to IFAD for Syrian migrants. As a result, the UN is still very interested in this issue.
The report, "Turkey transition to upper middle -income country status has not meant the end of poverty" means taking place. Especially in mountainous areas above a certain elevation, it is stated that subsistence problems continue due to the problems experienced in agriculture and rural development. On the other hand, it was emphasized that the resolution of the problems was delayed due to the low public and private sector cooperation. For this reason, IFAD focuses on mountainous(uplands) rural areas in our country. It is running a new program, the URDP (Upland Rural Development Program).
Before moving on to these projects, let's take a look at the strategic objectives and the activities to be carried out under the RB-COSOP-TURKEY document.
Strategic objective 1: Enhance market access for productive, poor smallholder farmers. This will be achieved by:
I)                  Training and capacity-building of all actors in the agricultural production chains, with a focus on migration-prone youth and women, formal farmers’ organizations, and informal interest groups; (
II)               Improving farm production and storage infrastructure to reduce post-harvest losses and enhance storage facilities; and
III)              Improving access to market information to guide production decisions for quality, quantity and variety.
Strategic objective 2: Mainstream sustainable natural resource management into all aspects of upland agricultural production and increase upland climate change resilience. This will be achieved by:
I)                 Promoting soil and water conservation technologies and best practices;
II)               Building awareness of and knowledge about climate change and land use/degradation;
III)              Promoting climate-smart agricultural practices such as crop production under cover, drip and sprinkler irrigation, and hail protection nets, etc.


COSOP 'aim is to reduce poverty in rural areas of Turkey's high. This purpose is fully in line with;
a)      the Goverments long term strategy and priorities of other sector
b)     IFAD 2016-2025 strategic framework plan
c)      Sustainable Development Goals.
The document summarized everything from the COSOP results management framework table. Which institutions have responsibilities can be seen in the annexes.

3 URDP project is being implemented under this framework plan in Turkey. These;
1. Ardahan-Kars-Artvin Development Project
2. Murat River Development Project
3. Göksu-Taşeli Basin Development Program
There are many details in the document. However, it is important that different departments of the Ministry participate more in this kind of document work. The COSOP will expire in 2021. It is highly probable that studies will be started at the end of 2020. The level of participation is related to corporate culture. It is very important to contribute and participate.

Türkiye Cumhuriyeti Ülke Stratejik Fırsat Programı(COSOP)
IFAD faaliyetlerini yürütürken strateji planları doğrultusunda hazırladıkları sonuç odaklı ülke stratejik fırsat programı(COSOP) belgelerini esas alırlar. Ülkemiz için  2016-2021 yıllarını kapsayan bir COSOP-Turkey belgesi mevcut. Tüm faaliyetler bu belgede yer alan stratejik hedefler doğrultusunda yürütülür. Ülkemiz için hazırlanan 3. COSOP ancak bu doküman sonuç odaklı hazırlanan ilk COSOP. Bu tür kavramları plancılar periyodik olarak bulurlar. Neticede bütün planlar sonuç odaklı olma iddiası ile yola çıkar.
IFAD 1982 yılından bu yana 10 projede 661,1 milyon dolarlık yatırım bedelini Türkiye'de harekete geçirdi. Bu miktarın 189 milyon doları IFAD tarafından kredi olarak fonlandı. IFAD çok fazla hibe desteği programı uygulamaz. Piyasanın biraz altında düşük faizle uzun yıllara yayılmış kredi kullandırır. Hibe verdiği projeler ve ülkeler var ancak bunu çok zor kullandırıyor. Aslında Suriye’li göçmenlere yönelik IFAD'a hibe başvurusu yapabiliriz diye düşünüyorum.  Neticede BM bu konuya halen çok ilgili.
Raporda, “Türkiye’nin orta gelir üstü ülke grubunda olması yoksulluk problemini sonlandırdığı anlamına gelmiyor” ifadesi yer almakta. Özellikle belli bir kotun üstündeki dağlık alanlarda tarım ve kırsal kalkınmada yaşanan problemlere bağlı olarak geçimlik problemlerin devam ettiği ifade ediliyor. Diğer taraftan bu bölgelerde kamu ve özel sektör işbirliklerinin düşüklüğüne bağlı olarak problemlerin çözüme kavuşturulmasının geciktiği de vurgulanmış. Bu nedenle IFAD bu raporda Ülkemiz özelinde dağlık kırsal alanlara odaklanıyor. Bunun içinde yeni bir program olan URDP( Yüksek Dağlık Kırsal Kalkınma Programını yürütüyor. Bu program kapsamında yürütülen 3 adet proje var.
Bu projelere geçmeden yürürlükte olan RB-COSOP-TURKEY belgesinde yer alan stratejik amaçlara ve bu amaçlar altında yürütülecek faaliyetlere göz atalım
SO1 Fakir küçük aile işletmelerinin verimliliğini artırmak için pazara erişimlerini artırmak
I)                 Tarımsal üretim zincirinde göçe meyilli olan gençler, resmi çiftçi organizasyonları ve sektöre ilgi duyan  tüm aktörlerin kapasitelerinin geliştirilmesi ve eğitilmesi
II)               Hasat kayıplarının azaltılması ve depolama özelliklerinin iyileştirilmesi için tarımsal üretimin ve depolama altyapısının geliştirilmesi, 
III)              Tarımsal üretimde n
IV)             Tarımsal üretimde nitelik, nicelik ve çeşitliliğe yönelik kararların piyasa koşullarına göre oluşturularak pazara girişin artırılması
SO2 Yüksek dağlık alanlarda tarımsal üretimin tüm sorunlarını aşmak için doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini sağlamak ve bu alanlarda iklim değişimine direnci artırmak. 
I)                 Toprak ve su kaynaklarının korunmasına yönelik teknolojiler ve en iyi uygulamalar özendirilecektir.
II)               İklim değişimi ve arazi kullanımı/kaybı hakkında bilgi ve farkındalık oluşturulacaktır
III)              Bitkisel üretim yapılan alanlarda damla ve yağmurlama sulama ya da dolu koruma ağları gibi iklim değişimine duyarlı akıllı tarım uygulamaları özendirilecektir
Bu COSOP’un amacı Türkiye’nin yüksek kırsal bölgelerinde fakirliği azaltmaktır. Bu amaç; a) devletin uzun dönemli planları, b) IFAD 2016-2025 planı ile ve c) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu olacaktır. Belgede COSOP sonuçları yönetim çerçeve tablosu her şeyi özetlemiş. Hangi kurumların sorumlukları var eklerde görülebiliyor.
Türkiye bu çerçeve planı ışığında yürütülen URDP kapsamında 3 adet proje yürütüyor. Bunlar;
1.      Ardahan-Kars-Artvin Kalkınma Projesi
2.      Murat Nehri Kalkınma Projesi
3.      Göksu-Taşeli Havzası Kalkınma Programı
Dokümanda pek çok detay var. Ancak Bakanlığın farklı birimlerinin bu tür belge çalışmalarına daha fazla katılım göstermesi önem arz ediyor. Yürürlüke olan COSOP’un süresi 2021 yılında dolacak. Kuvvetle ihtimal 2020 yılı sonunda çalışmalara başlanacaktır. Katılımcılık ilkesinin ne düzeyde olduğu kurum kültürü ile ilgili. Katkı vermek ve katılımcı olmak çok önemli.



First of all, I would like to share a brief history of IFAD. The International Agricultural Development Fund (IFAD) was established as a specialized agency of the United Nations (UN) in 1974 by the Food and Agriculture Organization (FAO) in accordance with the decisions taken at the World Food Conference in Rome with the participation of 140 countries. Following the conference, IFAD was founded in 1977 as an international financial institution. It was established as a financial institution for agriculture and rural development. Since its inception, it has implemented hundreds of projects reaching millions of people, especially in rural areas.
IFAD conducts all of its activities in line with the Strategy Documents prepared as the main framework document. In essence, these documents reveal the development philosophy of the institution. It is imperative that all projects to be funded by IFAD be compatible with this document and its strategic objectives.
IFAD's latest strategy document covers the years 2016-2025. In other words, by 2025, projects that will contribute to the strategic objectives in this document will be funded. In preparing these objectives, attention was paid to ensure that they are in line with the 2030 agenda announced by the United Nations. The content of the plan is also in line with sustainable development objectives. In this direction, larger, better and smarter applications will be the main approach of the institution.
In light of these principles, IFAD has an exponential purpose. In the Strategic Plan period, the main objective of the institution is to invest in people in rural areas in order to overcmone poverty and to achieved food safety. In order to achieve this goal, 3 strategic objectives have been determined.
SO1: Increase poor rural people’sproductive capacities;
SO2: Increase poor rural people’s benefitsfrom market participation; and
SO3: Strengthen the environmentalsustainability and climate resilience of poor rural people’s economic activities.
IFAD is preparing a country framework document for the countries in which it will operate. A framework program has been prepared for the operations to be carried out in our country. It is important to raise awareness of this document. These documents are prepared for each country to be supported.
These documents are briefly called COSOP. It is very important to be involved in the preparation of these documents in order to increase the effectiveness of the programs to be implemented in our country. I am examining this document prepared for our country. I'll share details soon.
#shareyourbook
# arasslibrary
Öncelikle IFAD ile ilgili kısa bir tarihçe paylaşmak isterim. Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Birleşmiş Milletlerin (BM) uzman bir ajansı olarak 1974 yılında Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından Roma’da 140 ülkenin katılımı ile gerçekleştirilen Dünya Gıda Konferansında alınan kararlar doğrultusunda kurulmuştur. Konferansı takiben 1977 yılında IFAD uluslararası finansal bir kurum olarak kuruldu. Tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik bir finans kuruluşu olarak kuruldu. Kurulduğun günden itibaren özellikle kırsal alanda milyonlarca insana ulaşan yüzlerce projeyi hayata geçirmiştir. IFAD yürüttüğü tüm faaliyetlerinde temel çerçeve belgesi olarak hazırlanan Strateji doğrultusunda yürütmektedir. Bu belgeler özünde kurumun kalkınma felsefesini ortaya koymaktadır. IFAD tarafından fonlanacak tüm projelerin bu belgeye ve belge içindeki stratejik amaçlarla uyumlu olması bir zorunluluktur. IFAD’ın son strateji belgesi 2016-2025 yıllarını kapsamaktadır. Yani 2025 yılına kadar bu belgedeki stratejik amaçlara katkı sağlayacak projeler fonlanacaktır. Bu amaçlar hazırlanırken, birleşmiş milletler tarafından ilan edilen 2030 ajandası ile uyumlu olmasına da dikkat edilmiştir. Plan içeriği sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile de uyumludur. Bu doğrultuda daha büyük, daha iyi ve daha akıllıca uygulamalar kurumun temel yaklaşımı olacaktır. Bu prensipler ışığında IFAD üstsel bir amacı bulunmaktadır. Stratejik Plan döneminde kırsalda yoksullukla mücadele etmek ve gıda güvenliğini sağlamak için kırsalda insanlara yatırım yapmak kurumun üst amacıdır. Bu amaca ulaşmak için 3 adet stratejik amaç belirlenmiştir. Amaç 1: Kırsalda yoksul insanların üretim kapasitesini artırmak Amaç 2: Kırsalda yoksul insanların pazara katılımlarını artırmak Ama 3: Kırsalda yoksul insanların ekonomik faaliyetlerinin çevresel sürdürülebilirliği ve iklim değişimi direncini güçlendirmek. IFAD faaliyette bulunacağı ülkeler için ülke çerçeve belgesi hazırlamaktadır. Ülkemizde yürüteceği operasyonlar için bir çerçeve programı hazırlanmıştır. Bu belge ile ilgili farkındalık oluşturmak önemlidir. Bu belgeler desteklenecek her ülke için hazırlanmaktadır. Bu belgeler kısaca COSOP olarak adlandırılmaktadır. Ülkemizde yürütülecek programların etkinliğini artırmak için bu belgelerin hazırlanma sürecine dahil olmak çok önemlidir. Ülkemiz için hazırlanan bu belgeyi inceliyorum. Yakında detayları paylaşırım
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#arasınkitaplığı






 The Future of Food: Harnessing Digital Technologies to Improve the Food System Outcomes

The report published in April 2019 by The World Bank It is about the added value of using digital technology in the food/agricultural value chain. It guides and gives examples on how we can benefit from digital technologies in a wide range of areas such as the more transparent agricultural value chain, the creation of smarter farms and the implementation of more advanced public services. Especially for the public sector, it has been explained how to increase digital entrepreneurship and demand in this direction and what kind of investments or policies should be designed. Some of them are predictable and familiar things, however, there are still seminal details.

According to the report, advanced food systems make significant contributions to sustainable development goals. It also plays an important role in accelerating developmental areas such as ending poverty and hunger, creating new job opportunities and more efficient use of natural resources. In response to the question of why it has to produce this effect, some of the bottlenecks listed below are included;
• In 2015, 10% of the world's population (approximately 750 million people) has a daily income of less than $ 1.9%. 79% of this population lives in the countryside.
• There are 821 million hungry people, and over 2 billion people are undernourished in terms of vitamins and minerals.
• 151 million children under 5 years of age do not reach developmental potential, but 2 billion adults are obese
• The cost of land degradation every year is $ 300 billion
• 1/3 of the total aquifer in the world is depleted
• The cost of food-based health problems in the world to middle-income economies is $ 110 billion.
The global food system is a gigantic organism. It supplies 570 million farmers with over 100,000 entrepreneurs operating in fields such as seed, fertilizer, machinery, animal health care, insurers, finance and feed industry. Digital technology has great potential to reduce the expenditure of activities within this organism or accelerate the process. There are too many details about this in the report. Exemplary digital projects for the agriculture and food industry, mobile phone farmer applications and recommendations were given a lot.
• In 2017, China sold about 36 billion dollars of agricultural products via the Internet.
• In 2016, 1.5% of the products produced in rural areas were sold over the internet (do we have these statistics?)
• There are agricultural machinery applications in Africa. (TroTro Tractor, Trringo, Hello Tractor) Especially small family businesses use intensively.
On page 17, they prepared a very good graphic and showed the digital opportunities in agriculture schematically depending on the power of internet connection and mobile phone coverage. As the internet capacity and mobile phone coverage increases, the level of digitalization in agriculture increases. If we want rural development, we should definitely increase the technology infrastructure in rural areas. Special recommendations were also made to the agriculture ministries of all countries of the world, the most important authority and locomotive in the world food chain.
Details in the report. It is an important resource for those who will work in high technology in agriculture or for those who are concerned about these issues.




“Gıdanın Geleceği: Gıda Sisteminin Çıktılarını Geliştirmek İçin Dijital Teknolojilerin Kullanımı” diye çevirebiliriz sanırım. Dünya Bankasının Nisan 2019 yılında yayınladığı bir rapor. Gıda zincirinde dijital teknoloji kullanımının yaratacağı katma değeri anlatıyor. Tarım değer zincirinin daha şeffaf olması,  daha akıllı çiftliklerin oluşturulması ve daha gelişmiş kamu hizmetlerinin hayata geçirilmesi gibi çok geniş bir alanda dijital teknolojilerden nasıl yararlanabileceğimiz hususunda yol gösteriyor ve örnekler veriyor. Özellikle kamu sektörü için, dijital girişimciliği ve bu yöndeki talebi nasıl artıracağı ve ne tür yatırımlar yapması gerektiği ya da politikalar tasarlanması gerektiği anlatılmış. Bazıları tahmin edilebilir ve bilindik şeyler ancak yine de ufuk açıcı detaylar var.
Rapora göre, gelişmiş gıda sistemleri sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunmaktadır. Ayrıca yoksulluğun ve açlığın sonlandırılması, yeni iş fırsatları yaratması ve doğal kaynakların daha etkin kullanımı gibi gelişim alanlarında hızlandırıcı etkisi ile önemli bir rol oynamaktadır. Neden bu etkiyi oluşturmak zorunda sorusuna cevap olarak aşağıda sıralanan bazı darboğazlara yer verilmiş;
·        2015 rakamları ile dünya nüfusunun %10’u(yaklaşık 750 milyon kişi) günlük geliri %1,9$ altında. Bu kesimin %79’u kırsalda yaşıyor.
·        821 milyon aç insan var, 2 milyarın üzerinde insanda vitamin ve mineraller açısından yetersiz besleniyor.
·        5 yaş altı 151 milyon çocuk gelişim noktasında potansiyeline uluşamıyor ama 2 milyar yetişkin obez
·        Her yıl arazi bozunumunun bedeli 300 milyar dolar
·        Dünyadaki toplam aküferlerin 1/3’ü tükenmiş
·        Dünyada gıda temelli sağlık problemlerinin orta gelirli ekonomilere maliyeti 110 milyar dolar.
Küresel gıda sistemi devasa bir organizma. 100.000 üzerinde girişimci, tohum, gübre, makine, hayvan sağlık hizmeti, sigortacılar, finans ve yem sanayi ile 570 milyon çiftçiye tedarik sağlıyor. Dijital teknoloji, bu organizma içindeki faaliyetlerin harcamalarını azaltacak ya da işlemleri hızlandıracak büyük bir potansiyele sahip. Raporda buna ilişkin çok fazla detay var. Tarım ve gıda sektörüne yönelik örnek dijital projelere, cep telefonu üzerinden çiftçi uygulamalarına ve tavsiyelere fazlasıyla yer verilmiş.
·        Çin 2017 yılında yaklaşık 36 milyar dolarlık tarımsal ürünün satışını internet üzerinden gerçekleştirmiş.
·        2016 yılında kırsalda yaşayanlar ürettikleri ürünlerin %1,5’i internet üzerinden satmış(bizde bu istatistikler var mı?)
·        Afrika’da kiralık tarım makinesi uygulamaları var. (TroTro Tractor, Trringo, Hello Tractor)Özellikle küçük aile işletmeleri yoğun olarak kullanıyor.
Sayfa 17’de çok güzel bir grafik hazırlamışlar internet bağlantı gücü ile mobile telefon kapsama alanı gücüne bağlı olarak tarımda dijital fırsatları şematik olarak göstermişler. İnternet kapasitesi ve mobil telefon kapsama alanı arttıkça tarımda dijitalleşme düzeyinin artırıyor. Kırsal kalkınma istiyorsak kırsalda teknoloji altyapısını da mutlaka artırmalıyız. Dünya gıda zincirinde en önemli otorite ve lokomotif olan tüm dünya ülkeleri tarım bakanlıklarına da özel tavsiyelerde bulunulmuş.
Detaylar raporda. Tarımda yüksek teknoloji çalışacaklar için ya da bu konuları dert edinenler için önemli bir kaynak.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#Arasınkitaplığı