Yazar Dünya gazetesi köşe yazarlarından. Yıllardır tarım sektörü hakkında yazılar yazmakta. Tarım politikaları çalışan uzman, akademisyen ve meraklılarına şiddetle tavsiye olunur. Kitapta katılacağınız ve katılmayacağınız pek çok tespit olabilir. Bir gazeteci gözü ile yazıldığı için eksik öğrenilmiş bilgilerin ya da yanlış yorumların olduğunu düşünebilirsiniz ya da düşünmeyebilirsiniz. Bunlar sektörü ne kadar iyi tanıdığınızla ilgili. Bilgiye erişmek çok kolay istediklerinizi teyit etme yoluna gidebilirsiniz. Kitapta yer alan istatistiklerin tamamı güncel. Birkaç sene sonra güncellenmesi gereken bir kitabı okuyor olacaksınız. Yani ertelemeyin okuyacaksanız. 6 ay içinde 6 baskısını yapmış ve Türkiye’nin en meşhur tarım köşe yazarı tarafından kaleme alınmış. Ülkede tarım yazan 3 kişiden birisi ve en çok okunanı. Sadece şubat ayında 4 baskı yapmış. Tarım ve Orman Bakanlığının neredeyse tüm birimleri hakkında ciddi iddiaları var. Bakanlıkta çalışan herkesin ilgisini çekebilecek nitelikte anlayacağınız. Yazarı takip ediyorsanız kitabın yazarın daha önceki köşe yazılarının bir ortalaması olduğunu hemen göreceksiniz. Benim için geçmişte yazdığı yazıların bir tekrarı oldu. Ama tarım politikalarına başlayacaklar için sürükleyici bir kitap. İyi okumalar.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#arasınkitaplığı
#agricultureandruralpolicy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#agricultureandruralpolicy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÜRETME TÜKET
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE UYUM
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE UYUM
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü 2019 yılı içinde çıkardı bu kitabı. İklim değişikliği ile ilgili pek çok kavram detaylıca açıklanmış. Bu alanda araştırmacıların, meraklıların ve karar vericilerin okumasında yüksek fayda var.
İklim değişikliğine inanmayan ve
bu değişimi, “belli dönemlerde dünyanın rutinidir” şeklinde yorumlayan
meraklıların mutlaka okuması gerekiyor. Bakış açıları değişebilir. 137 yıldır
aralıksız olarak ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Yönetimi tarafından iklim
verilerinin kaydı tutulmaktadır. Sadece bu kuruluş değil pek çok ulusal ve
uluslararası kuruluş iklim verilerini yaklaşık 100 yıldır düzenli olarak
tutuyor. Atmosferde özellik troposferde
pek çok gaz var. Bunların tamamı ölçümleniyor. Sıcaklık dışında okyanusların
asitlik düzeyi, sıcaklığı, buz küreleri kütlesi ve deniz seviyesi değişimleri küresel
iklim değişimi hakkında sağlam veriler sunmakta. Şu an tüm gaz emisyonlarımızı
durdursak ta iklim değişimini durduramıyoruz. Eşiği geçtik. Bu noktadan sonra
değişime uyum sağlama stratejileri gündemde. Her ülke bütçe ayırıyor ve bu
konuda araştırmalar ve strateji dokümanları hazırlıyor. Ülkemiz Akdeniz
havzasında yer alması nedeniyle dünyada iklim değişiminin en fazla
hissedileceği ülkelerden. İklim değişiminin ülkemiz için en büyük anlamı su
kaynaklarında yaşanacak azalmalar. En büyük baskıda tarım sektöründe. Su kaynakları üzerine iklim değişimi gibi
küresel bir baskı unsurunun eklenmesi su kaynaklarının yönetiminin daha
dikkatli yapılması zorunluluğunu da doğuruyor. Ar-Ge ye çok iş düşüyor.
Kitapta çok fazla detay var.
Havzalar arası su transferinin gerekçelerine kadar detay bulabilirsiniz.
#okuduğunkitabıpaylaş
#arasınkitaplığı
#bilgiylekalın
DÜNYADA GIDA GÜVENLİ VE BESLENME DURUMU
Dünyada Gıda Güvenliği ve
Beslenme Durumu
Bu rapor, Tarım ve Gıda
Organizasyonu(FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu(IFAD), Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu
(UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütünün(WHO) tarafından ortaklaşa hazırlanmakta ve yıllık
olarak yayınlamaktadırlar. Bu üçüncü mevcut surum raporu. Rapor, 2030
Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerine ulaşılmasında karşılaşılan temel zorlukları
derinlemesine analiz etmektedir. Açlık ve gıda krizleri hakkında mevcut
durumumuz nedir sorusuna cevap vermektedir. Bu özelliği ile rapor, politika
yapıcılar, uluslararası kuruluşlar, akademik kurumlar ve kamuoyu dahil olmak
üzere geniş bir kitleyi hedeflemektedir.
Rapor 2 bölümden oluşmakta. İlk
bölümde 2019 yılında dünya genelinde gıda güvenliği ve beslenme konusu
işlenmiş. İkinci bölümde ise, ekonomik yavaşlama ve gerilemeye rağmen gıda
güvensizliği ve kötü beslenmenin önlenmesi üzerine değerlendirmelerde
bulunulmuş.
Son 3 yılda dünyada açlık çeken
insan sayısında azda olsa bir artış olmuştur. 820 milyondan fazla aç insan var
dünyada. Açlığın en fazla görüldüğü kıta Afrika. Dünya ortalaması %10,8 olup bu
oran doğu Afrika’da yaklaşık %31. Neredeyse her üç insandan birisi aç ve
yetersiz besleniyor. Afrika’yı güney ve batı Asya ile Karayipler takip ediyor.
Dünyada 150 milyon çocuk beslenme
kaynaklı boy kısalığı yaşıyor. 5 yaş altı çocuklarda görülen ölümlerin %45’i
anne yada çocuğun aç kalmasından kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan çocuklar ve yetişkinler arası obezite
tüm dünyada artış göstermektedir.
2011-2017 yıları arasında
yetersiz beslenmenin olduğu ülkelerin%84’ü aynı zamanda ekonomik gerilemenin
olduğu ülkelerdir. Raporda ilginç tespitlerde var. Emtia ve özellikle hammadde
bağımlılığı ile gıda güvenliği ve beslenme ilişkisi. 2011-2017 yılları arasında
görülen ekonomik yavaşlama ile birlikte, yetersiz beslenmenin fazla olduğu
ülkelerin çoğu(65 ülkenin 52’si), hammadde ihracatı yada ithalatına yüksek
düzeyde bağımlı ülkelerdir. 2018 yılında akut gıda güvensizliğinin şiddetini
artırdığı gıda krizi yaşayan ülkelerin çoğu(33 ülkenin 27’si) hammadde
bağımlısı ülkelerdir. Bu ülkeler aynı zamanda yüksek düzeyde gıda ithalatına da
bağımlıdır. Yine bu ülkelerin ulusal para birimleri ABD doları karşısında değer
kaybetmesi kaynaklı yüksek gıda enflasyonu baskısı da yaşamaktadırlar. Çözüm
stratejik olan tarımsal hammadde bağımlılığının azaltılması mümkünse
sıfırlanması.
Bu yılki rapor açlık, gıda
güvensizliği ve kötü beslenmenin devam ettiği ve bunlarla mücadelede zorluklara
işaret etmektedir. Rapor farklı dillerde yayınlanmış. Türkçe ve ingilizce
özetleri var ancak ana rapora da göz atmanızı tavsiye ederim. Çok fazla detay
var.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#arasınkitaplığı
The State of Food Security and
Nutrition in The World
This report is jointly prepared
and published annually by the Agriculture and Food Organization (FAO), the
International Agricultural Development Fund (IFAD), the United Nations
Children's Fund (UNICEF), the World Food Program (WFP) and the World Health Organization
(WHO). This is the third current situation report. The report provides an
in-depth analysis of key challenges in achieving the 2030 Sustainable
Development objectives. It answers the question of what is our current
situation about hunger and food crises. With this feature, the report targets a
wide audience including policy makers, international organizations, academic
institutions and public opinion.
The report consists of 2
sections. In the first part, the topic of food safety and nutrition is discussed
for 2019 year. In the second part, evaluations were made on food insecurity and
prevention of malnutrition despite economic slowdown and decline.
There has been a slight increase
in the number of hunger people in the world in the last 3 years. There are more
than 820 million hungry people in the world. Africa is the continent where
hunger is most common. The world average is 10.8%, which is about 31% in east
Africa. Almost one in three people are hungry and undernourished. Africa is
followed by southern and western Asia and the Caribbean.
150 million children around the
world are experiencing nutritional short stature. 45% of the deaths seen in
children under 5 years of age are caused by fasting of the mother or child. On
the other hand, obesity among children and adults is increasing all over the
world.
Between 2011 and 2017, 84% of the
countries with malnutrition are countries with economic downturn. The report
has interesting findings. In particular, the relationship between the
dependence on imports and exports in raw materials and food safety and nutrition
is remarkable. With the economic slowdown between 2011 and 2017, most of the
countries with high levels of malnutrition (52 out of 65) are highly dependent
on raw material exports or imports. In 2018, most of the countries (27 of 33
countries) with food crisis, where acute food insecurity was exacerbated, were
also dependent on imports of raw materials. These countries also depend on high
levels of food imports. Again, these countries are experiencing high food
inflation pressure due to the depreciation of their national currencies against
the US dollar. The solution is to reduce the dependency of the strategic
agricultural raw material if possible to reset.
This year's report points out
that hunger, food insecurity and malnutrition persist and challenges to combat
them. The report was published in different languages. There are abstracts in
Turkish and English, but I recommend you to take a look at the main report.
There's too much detail.
#sharebookyouread
#staywithknowledge
#liamsisarabooks
#arasınkitaplığı
Byte By Byte Digital Technologies for Agri-Food Systems
Before going to the report, it is
useful to give some information about the organization that prepared the
report. The Malabo Montpellier Panel is supported by the African Development
Bank, the German Ministry of Economic Cooperation and Development and the UK
Government. The panel process and reporting work is conducted by IFPRI
(International Food Policy Research Institute). Do not think of this as a once
organized organization. It is a paltform and organizes regularly. They have
many reports and information notes. When you enter websites, you will see that
a lot of information is shared under the resources title link. There are
irrigation, fertilization, mechanization and digitalization departments. Do not
think of this as a once organized organization. It is a paltform and organizes
regularly. They have many reports and information notes. When you enter
websites, you will see that a lot of information is shared under the resources
title link. There are irrigation, fertilization, mechanization and digitalization
departments. Think of such structures as the Davos summit. The purpose is to
raise awareness and draw attention to certain issues. This formation
contributes to the process of perceiving and realizing the ambitious targets of
the 2063 African Union Commission Agenda, Malabo Declaration and global
development agenda among the decision makers. This platform is lobbying. He
prepares technical reports and information notes together with the experts in
the world. A different look at lobbying.
What's in the report. How digital
technologies are used in the agri-food system and which technologies can be
used in each production segment are explained. Many case studies were evaluated
through countries. It focused on how to create an environment for small family
businesses and young people to integrate with digitalization in agriculture in
rural areas in Africa and which policy decisions and regulations will be
implemented. Digitalization is conceptually equivalent to high-tech
applications in agriculture. We are experiencing a plenty of concepts in this
regard. Agriculture 4.0, intelligent agriculture, precision agriculture, e
agriculture, digitalization etc. many concepts are used. The essence is the use
of high technology in agriculture, which can increase productivity in
agriculture and reduce environmental damage.
Technologies such as artificial
intelligence, big data, block chain, digital divide, digital infrastructure,
platform and services, internet of objects are processed as examples in the
report. It is claimed that these technologies will make a leapfrog in
productivity, especially in rural small family businesses. It is estimated that
every 10% increase in internet use in developing countries will result in a
1.35% increase in GDP per capita. The issue is important for development.
Digitalization in the agri-food
system was evaluated in four stages: production planning, production process,
post-harvest and consumer level. The report shares examples of what data and
which smart systems can be used at each stage.
In Chapter 6 of the report, there
is a section that evaluates the level of digitalization of countries. Two
indexes are used here. EBA ICT Index and MCI Index. It's meaningless when we
translate it into Turkish, but let me say this. The first is an index used by
the world bank and the ease of the agricultural business environment. The
second is an index of the coverage of mobile phones.
Morocco, Kenya, Ghana and
Tanzania stand out in a matrix comparing these two indices. Useful information
for technology exporters or investors in digital agriculture. Click on https://eba.worldbank.org/en/data/exploretopics/all-topics
to look at the situation in our country.
We are in a very good position with 78.18 points out of 100. We are 31st for
101 countries. There are many details in the Enabling the Business of
Agriculture 2019 report, which I will review and share soon. For enthusiasts
please click https://eba.worldbank.org/en/reports.
In the mobile connection index, we are
in the category of developed countries with 65.6 points. Click
http://www.mobileconnectivityindex.com/ for the distribution of points.
I think this resource is
beneficial to those working in digitalization in agriculture. Useful
information is available for investors and entrepreneurs.
to download report;
https://www.mamopanel.org/media/uploads/files/2019_MaMo_Digital_Report_ONLINE_UiUPwum.pdf
to download report;
https://www.mamopanel.org/media/uploads/files/2019_MaMo_Digital_Report_ONLINE_UiUPwum.pdf
(IN TURKISH)
Byte Byte Afrika’nın Gıda Sistemini Dijitalleştirmek için
Yenilikçi Politikalar
Rapora geçmeden önce raporu
hazırlayan oluşum hakkında birkaç bilgi vermekte fayda var. Malabo Montpellier
Paneli Afrika Kalkınma Bankası, Almanya Ekonomik İşbilirği ve Kalkınma
Bakanlığı ve İngiltere Hükümeti tarafından desteklenmektedir. Panel süreci ve raporlama
çalışması ise IFPRI(Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü)
tarafından yürütülmektedir. Panel derken bir defa gerçekleştirilen bir
organizayon olarak düşünmeyin. Bu bir paltform ve düzenli olarak
organizasyonlar yapılıyor. Hazırladıkları pek çok rapor ve bilgi notları var.
Web sitelerine girdiğinizde kaynaklar başlığı linki altında pek çok bilgi
paylaşıldığını göreceksiniz. Sulama, gübreleme, mekanizasyon ve dijitalleşme
bölümleri var. Bu tür yapıları Davos zirvesi gibi düşünün. Maksat farkındalık
oluşturmak ve belli konulara dikkat çekmek. Bu oluşum ile 2063 Afrika Birliği
Komisyonu Ajandası, Malabo Deklarasyonu ve küresel kalkınma ajandasına ait
iddialı hedeflerinin karar vericiler nezdinde algılanması ve hayata geçirilmesi
sürecine katkı sağlanmaktadır. Bu platform nevi lobi faaliyeti yürütüyor.
Dünyada konu uzmanları ile birlikte teknik raporlar ve bilgilendirme notları
hazırlıyor. Lobiciliğe farklı bir bakış.
Raporda neler var. Dijital
teknolojilerin tarım gıda sisteminde nasıl kullanıldığı, her bir üretim
segmentinde hangi teknolojilerin kullanılabileceği anlatılmış. Pek çok örnek
uygulama ülkeler üzerinden değerlendirilmiş. Afrika’da kırsal alanlarda küçük
aile işletmeleri ve gençlerin tarımda
dijitalleşmeye entegre olabilmeleri için nasıl bir çevre oluşturulacağı ve
hangi politika kararlarının ve düzenlemelerinin hayata geçirileceği irdelenmiş.
Dijitalleşme kavramsal olarak tarımda yüksek teknoloji uygulamalarına eş
tutulmuş. Bu konuda kavram zenginliği yaşıyoruz. Tarım 4.0, akıllı tarım,
hassas tarım, e tarım, dijitalleşme vb. pek çok kavram kullanılıyor. İşin özü
ise tarımda verimliliği artırırken çevreye olan zararın azaltabilen yüksek
teknolojinin tarımda kullanımı.
Yapay zeka, big data, blok
zinciri, dijital uçurum, dijital altyapı, platform ve servisleri, nesnelerin
interneti gibi teknolojiler raporda örnek olarak işlenmiş. Bu teknolojilerin
özellikle kırsalda küçük aile işletmelerinde verimlilik açısından bir sıçrama
yaşatacağı iddia ediliyor. Gelişmekte olan ülkelerde internet kullanımındaki her
%10’luk artışın kişi başı GDP’de %1,35’lik bir artışa neden olacağı hesaplanmış.
Konu kalkınma için önem arz ediyor.
Tarım-gıda sisteminde
dijitalleşme üretimin planlanması, üretim süreci, hasat sonrası ve tüketici
düzeyinde olmak üzere 4 aşamada değerlendirmiş. Her bir aşamada hangi verilerin
ve hangi örnek akıllı sistemlerin kullanılabileceği ile ilgili örnekler
paylaşılmış.
Raporun 6. Bölümünde ülkelerin
dijitalleşme düzeyinin değerlendirildiği bir bölüm var. Burada 2 indeksten
faydalanılmış. EBA ICT Index ve MCI Index.
Türkçeye çevirdiğimizde anlamsız oluyor ama şöyle diyeyim. İlki dünya
bankasının kullandığı bir indeks ve tarımsal iş ortamının kolaylığını ifade
ediyor. İkincisi ise mobil telefonların kapsama alanı ile ilgili bir indeks. Bu
iki indeksin karşılaştırıldığı bir matriste Fas, Kenya, Gana ve Tanzanya
ülkeleri öne çıkıyor. Teknoloji ihraç eden ya da dijital tarım alanında yatırım
yapacaklar için faydalı bilgiler. Ülkemizin durumuna bakmak için https://eba.worldbank.org/en/data/exploretopics/all-topics linkine tıklayınız. 100 üzerinden 78,18 puan
ile oldukça iyi bir konumdayız. 101 ülke için 31.sıradayız. “Enabling the Business of Agriculture 2019”
raporunda detaylar var yakında inceleyip paylaşacağım. Meraklıları için https://eba.worldbank.org/en/reports
tıklayınız. Mobil bağlantı indeksinde ise 65,6 puan ile gelişmiş ülkeler
kategorisindeyiz. Puanların dağılımı için http://www.mobileconnectivityindex.com/
linkine tıklayınız.
Bu kaynak tarımda dijitalleşme
çalışanlar için faydalı diye düşünüyorum. Yatırımcılar ve girişimciler içinde
faydalı bilgiler mevcut.
Rapora ulaşmak için;
https://www.mamopanel.org/media/uploads/files/2019_MaMo_Digital_Report_ONLINE_UiUPwum.pdf
Rapora ulaşmak için;
https://www.mamopanel.org/media/uploads/files/2019_MaMo_Digital_Report_ONLINE_UiUPwum.pdf
TÜRKİYE'DE TARIM
1980 ve sonrası Ülkemiz tarım sektöründe dönüşümün nasıl gerçekleştiği makro veriler, kalkınma planları ile polikacı ve bürokrat görüşleri ekseninde anlatılmış. Kitapta özellikle 1984-1989 dönemi Tarım Bakanı Hüsnü Doğan ve ekibi ile yapılan röportajlar önemli. Bürokrasiye ve politikaya meraklı olanlar özellikle okusun. Diğer taraftan mesleki milliyetçilikle bakarsak bu tür kitapları Tarım Ekonomistleri hazırlasa daha bir mutlu olurdum. Raflarda maalesef göremiyoruz. Bildiğim ve gördüğüm kadarıyla dostum Prof. Dr. Serkan Gurluk dışında raflarda özellikle tarım politikaları alanında kitabı olana pek rastlamadım.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
BAŞKA BİR HAYVANCILIK MÜMKÜN MÜ?
İzmir'de Ege Üniversitesinde "Başka bir hayvancılık mümükün mü?" başlıklı çalıştayda yapılan sunumlar ve konuşmalar kitaplaştırılmış. 7 sunumdan oluşuyor. Başka bir hayvancılık deyince farklı bir beklentisi oluşmasın. Kast edilen mera hayvancılığı. Mera hayvancılığı ile endüstriyel hayvancılığın besin değerlerine, beslenmeye, insan sağlığına ve hayvan refahına etkisi ekseninde değerlendirmeler yapılmış. Genel cerrah profösörünün değerlendirmeleri etkileyici. Besinlerin ya da gıdaların kg üzerinden değilde besin değerleri üzerinden fiyatlandırılmasını öneriyor kulağada hoş geliyor. Bu konu zaten şu an dünyada da gündemde slogan da şu "yeterince yiyoruz ama yeterince beslenemiyoruz"
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
TÜRK TARIMININ GLOBAL ENTEGRASYONU VE TARIM 4.0
İzmir Ticaret Borsasının Ege Üniversitesi İktisad Fakültesi Öğretim Görevlilerine hazırlattığı bir çalışma. Dünyada ve ülkemizde tarım sektörü çok büyük kısıtlar ve engellerle karşı karşıya. Artan ya da artacak dünya nüfusunun beslenmesi yani gıda arzının sağlanması üretimin artması ile ilişkili. Tarım alanlarının artırılması bir yana azalmasının söz konusu olduğu bir gerçeklik karşısında insanoğlunun beslenme ihtiyacını gıda enflasyonu baskısı olmaksızın sağlaması sorunsalı önümüzde duruyor. İşte bu noktada tarımın stratejik bir sektör olduğunu artık kimse sorgulamıyor. Tarım artık klasik ekonomik yaklaşımlarla değerlendirilecek bir sektör olmaktan çok ötede.
Sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte teknoloji kullanım düzeyini artırması verimliliğide artıracağı tezinin tartışılacak bir tarafı yok. 2011 yılı itibariyle dillendirilen endüstri 4.0 gündeme bomba gibi düştü. Benzeri tarım 4.0 da olmazsa olmaz. Bu yeni dönemde ileri teknolojinin tarımda kullanımı yada akıllı tarım sistemlerinin uygulamaya aktarılması ya da bu süreçlere tam entegrasyonun sağlanabilmesi için gerekli olan ekosistemin oluşturulması ihtiyacı şiddetle hissediliyor. İşte tamda bu noktada böyle bir çalışma hayata geçirilmiş. Tüm paydaşlarla çalıştaylar ve anketler yapılmış. Bu entegrasyonun nasıl olabileceğine dair ipuçları var ancak bölgesel düzeyde. Ülkesel düzeyde çalışmalar için de yardımcı bir kaynak. Özellikle tarım ekonomistleri, tarım makineleri ve ilgi duyan herkesin inceleyebileceği güzel bir kaynak. Yerli ve milli tarım 4.0 ekosisteminin oluşması dileğiyle... Rapora internetten pdf olarak erişebilirsiniz.
#TAGEM
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
Sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte teknoloji kullanım düzeyini artırması verimliliğide artıracağı tezinin tartışılacak bir tarafı yok. 2011 yılı itibariyle dillendirilen endüstri 4.0 gündeme bomba gibi düştü. Benzeri tarım 4.0 da olmazsa olmaz. Bu yeni dönemde ileri teknolojinin tarımda kullanımı yada akıllı tarım sistemlerinin uygulamaya aktarılması ya da bu süreçlere tam entegrasyonun sağlanabilmesi için gerekli olan ekosistemin oluşturulması ihtiyacı şiddetle hissediliyor. İşte tamda bu noktada böyle bir çalışma hayata geçirilmiş. Tüm paydaşlarla çalıştaylar ve anketler yapılmış. Bu entegrasyonun nasıl olabileceğine dair ipuçları var ancak bölgesel düzeyde. Ülkesel düzeyde çalışmalar için de yardımcı bir kaynak. Özellikle tarım ekonomistleri, tarım makineleri ve ilgi duyan herkesin inceleyebileceği güzel bir kaynak. Yerli ve milli tarım 4.0 ekosisteminin oluşması dileğiyle... Rapora internetten pdf olarak erişebilirsiniz.
#TAGEM
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
SEKTÖREL POLİTİKA BELGELERİ
#TAGEM uzmanlarınca hazırlanan Sektör Politika Belgeleri. Mevcut durum, sorunlu alanların ve politika önerilerinin yer aldığı çok önemli çalışmalar. Web sitemizden pdf olarak indirebilirsiniz.
#bilgiylekalın
#TAGEM
#tarım
#tarımekonomisi
#bilgiylekalın
#TAGEM
#tarım
#tarımekonomisi
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 29 Temmuzda “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Tarım Teknolojisi” adlı bir raporu yayınladı. Rapora https://digitallibrary.un.org/record/1301069 bu linkten ulaşabilirsiniz. Tarımda teknoloji kullanımının sürdürülebilir kalkınma için önemi tartışma götürmez. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Ajandası hedeflerine ulaşabilmek için tarımda teknoloji daha doğrusu yüksek teknoloji kullanmaya mecburuz.
Raporda tarım sektörünü ve insanlığı etkileyecek darboğazlar üzerinden teknoloji kullanımının zorunluğu anlatılmış. Nüfus artışı, İklim değişimi, Doğal kaynaklara olan baskı, İsraf, Enerji maliyetleri ve Kırsaldan yoğun erkek göçü gibi problemlerin tarım sektörü üzerine olumsuzluklarının tarım teknolojileri ile aşılabileceği ifade ediliyor.
Tüm bu darboğazlara ilişkin rakamlar ve örnek uygulamalar mevcut raporda. Biyoteknoloji, dijital teknoloji, mekanizasyon ve yenilenebilir enerji teknolojileri gibi tarım teknolojilerinin BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşılmasında bir kaldıraç olacağı düşünülüyor.
Raporda gelişmiş teknolojilerinin özellikle küçük aile işletmelerinin yoğun olduğu bölgelere transferinin tarım ve kırsal kalkınma için önem arz ettiği ifade ediliyor. Özellikle kırsalda kalan kadınların teknoloji kullanım düzeylerinin artırılacağı projelere ya da tarım teknolojisi alanında yeni finans kaynaklarına olan ihtiyaca dikkat çekiliyor. Tarım teknolojileri alanında politika çalışması yapan arkadaşlara şiddetle tavsiye edilir.
Raporda yer alan bazı istatistikler ve önemli tespitler
• Dünyada 570 milyon çiftçi var bunlar 500 milyonu aile çiftçisi bu bu aile çiftçileri dünyada gıdanın %80’inin üretilmesine vesile oluyor
• 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyarı bulacak. 2012 yılı baz alınırsa bu nüfusu beslemek için üretimin 2 kat artması gerekiyor.
• 2017 yılı verilerine göre dünyada 821 milyon açlık çeken insan var.
• 2 milyara yakın insan kötü beslenme nedeniyle besin yetersizliği çekiyor.
• Bitki hastalıklarına dünyada ayrılan para 220 milyar dolar. Tehlikeli yanı ise hastalığa direnç oluşturması
• Her yıl 3,3 milyon hektar orman alanı yok oluyor bu rakamın %80’i tarım alanlarına dönüşüyor
• Yıllık 1.3 milyar ton gıda israfı
Raporda tarım sektörünü ve insanlığı etkileyecek darboğazlar üzerinden teknoloji kullanımının zorunluğu anlatılmış. Nüfus artışı, İklim değişimi, Doğal kaynaklara olan baskı, İsraf, Enerji maliyetleri ve Kırsaldan yoğun erkek göçü gibi problemlerin tarım sektörü üzerine olumsuzluklarının tarım teknolojileri ile aşılabileceği ifade ediliyor.
Tüm bu darboğazlara ilişkin rakamlar ve örnek uygulamalar mevcut raporda. Biyoteknoloji, dijital teknoloji, mekanizasyon ve yenilenebilir enerji teknolojileri gibi tarım teknolojilerinin BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşılmasında bir kaldıraç olacağı düşünülüyor.
Raporda gelişmiş teknolojilerinin özellikle küçük aile işletmelerinin yoğun olduğu bölgelere transferinin tarım ve kırsal kalkınma için önem arz ettiği ifade ediliyor. Özellikle kırsalda kalan kadınların teknoloji kullanım düzeylerinin artırılacağı projelere ya da tarım teknolojisi alanında yeni finans kaynaklarına olan ihtiyaca dikkat çekiliyor. Tarım teknolojileri alanında politika çalışması yapan arkadaşlara şiddetle tavsiye edilir.
Raporda yer alan bazı istatistikler ve önemli tespitler
• Dünyada 570 milyon çiftçi var bunlar 500 milyonu aile çiftçisi bu bu aile çiftçileri dünyada gıdanın %80’inin üretilmesine vesile oluyor
• 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyarı bulacak. 2012 yılı baz alınırsa bu nüfusu beslemek için üretimin 2 kat artması gerekiyor.
• 2017 yılı verilerine göre dünyada 821 milyon açlık çeken insan var.
• 2 milyara yakın insan kötü beslenme nedeniyle besin yetersizliği çekiyor.
• Bitki hastalıklarına dünyada ayrılan para 220 milyar dolar. Tehlikeli yanı ise hastalığa direnç oluşturması
• Her yıl 3,3 milyon hektar orman alanı yok oluyor bu rakamın %80’i tarım alanlarına dönüşüyor
• Yıllık 1.3 milyar ton gıda israfı
Republic of Turkey Country
Strategic Opportunities Programme(COSOP)
When carrying out their
activities, IFAD is based on the results-based country strategic opportunity
program (COSOP) documents prepared in line with IFAD strategy plans. There is a
COSOP-Turkey certificate covering the years 2016-2021 for our country. All
activities are carried out in accordance with the strategic objectives
contained in this document. The third COSOP prepared for our country, but this
document is the first COSOP prepared with a focus on results base. Planners reproduce
or find such concepts or tehnical words periodically. As a result, all plans
start with the claim of being result oriented.
Since 1982, IFAD has spent 10 of
the investment cost of 661.1 million dollars in the project in motion in
Turkey. $ 189 million of this amount was funded by IFAD as a loan. IFAD does
not implement too many grant support programs. It provides long-term loans with
low interest rates just below the market. There are projects and countries that
donate grants but it makes it difficult to use. In fact, I think we can apply
for a grant to IFAD for Syrian migrants. As a result, the UN is still very
interested in this issue.
The report, "Turkey
transition to upper middle -income country status has not meant the end of
poverty" means taking place. Especially in mountainous areas above a
certain elevation, it is stated that subsistence problems continue due to the
problems experienced in agriculture and rural development. On the other hand,
it was emphasized that the resolution of the problems was delayed due to the
low public and private sector cooperation. For this reason, IFAD focuses on
mountainous(uplands) rural areas in our country. It is running a new program,
the URDP (Upland Rural Development Program).
Before moving on to these
projects, let's take a look at the strategic objectives and the activities to
be carried out under the RB-COSOP-TURKEY document.
Strategic objective 1:
Enhance market access for productive, poor smallholder farmers. This will be
achieved by:
I)
Training
and capacity-building of all actors in the agricultural production chains, with
a focus on migration-prone youth and women, formal farmers’ organizations, and
informal interest groups; (
II)
Improving farm production and storage
infrastructure to reduce post-harvest losses and enhance storage facilities;
and
III)
Improving access to market information to guide
production decisions for quality, quantity and variety.
Strategic objective 2:
Mainstream sustainable natural resource management into all aspects of upland
agricultural production and increase upland climate change resilience. This
will be achieved by:
I)
Promoting soil and water conservation
technologies and best practices;
II)
Building awareness of and knowledge about
climate change and land use/degradation;
III)
Promoting climate-smart agricultural practices
such as crop production under cover, drip and sprinkler irrigation, and hail
protection nets, etc.
COSOP 'aim is to reduce poverty in rural areas of Turkey's
high. This purpose is fully in line with;
a) the
Goverments long term strategy and priorities of other sector
b) IFAD
2016-2025 strategic framework plan
c) Sustainable
Development Goals.
The document summarized everything from the COSOP results
management framework table. Which institutions have responsibilities can be
seen in the annexes.
3 URDP project is being implemented under this framework
plan in Turkey. These;
1.
Ardahan-Kars-Artvin Development Project
2. Murat River
Development Project
3. Göksu-Taşeli
Basin Development Program
There are many details in the document. However, it is
important that different departments of the Ministry participate more in this
kind of document work. The COSOP will expire in 2021. It is highly probable
that studies will be started at the end of 2020. The level of participation is
related to corporate culture. It is very important to contribute and
participate.
Türkiye Cumhuriyeti Ülke Stratejik Fırsat Programı(COSOP)
IFAD faaliyetlerini yürütürken
strateji planları doğrultusunda hazırladıkları sonuç odaklı ülke stratejik
fırsat programı(COSOP) belgelerini esas alırlar. Ülkemiz için 2016-2021 yıllarını kapsayan bir COSOP-Turkey
belgesi mevcut. Tüm faaliyetler bu belgede yer alan stratejik hedefler
doğrultusunda yürütülür. Ülkemiz için hazırlanan 3. COSOP ancak bu doküman
sonuç odaklı hazırlanan ilk COSOP. Bu tür kavramları plancılar periyodik olarak
bulurlar. Neticede bütün planlar sonuç odaklı olma iddiası ile yola çıkar.
IFAD 1982 yılından bu yana 10
projede 661,1 milyon dolarlık yatırım bedelini Türkiye'de harekete geçirdi. Bu
miktarın 189 milyon doları IFAD tarafından kredi olarak fonlandı. IFAD çok
fazla hibe desteği programı uygulamaz. Piyasanın biraz altında düşük faizle
uzun yıllara yayılmış kredi kullandırır. Hibe verdiği projeler ve ülkeler var
ancak bunu çok zor kullandırıyor. Aslında Suriye’li göçmenlere yönelik IFAD'a
hibe başvurusu yapabiliriz diye düşünüyorum.
Neticede BM bu konuya halen çok ilgili.
Raporda, “Türkiye’nin orta gelir
üstü ülke grubunda olması yoksulluk problemini sonlandırdığı anlamına gelmiyor”
ifadesi yer almakta. Özellikle belli bir kotun üstündeki dağlık alanlarda tarım
ve kırsal kalkınmada yaşanan problemlere bağlı olarak geçimlik problemlerin
devam ettiği ifade ediliyor. Diğer taraftan bu bölgelerde kamu ve özel sektör
işbirliklerinin düşüklüğüne bağlı olarak problemlerin çözüme kavuşturulmasının
geciktiği de vurgulanmış. Bu nedenle IFAD bu raporda Ülkemiz özelinde dağlık
kırsal alanlara odaklanıyor. Bunun içinde yeni bir program olan URDP( Yüksek
Dağlık Kırsal Kalkınma Programını yürütüyor. Bu program kapsamında yürütülen 3
adet proje var.
Bu projelere geçmeden yürürlükte
olan RB-COSOP-TURKEY belgesinde yer alan stratejik amaçlara ve bu amaçlar
altında yürütülecek faaliyetlere göz atalım
SO1 Fakir küçük aile
işletmelerinin verimliliğini artırmak için pazara erişimlerini artırmak
I)
Tarımsal üretim zincirinde göçe meyilli olan
gençler, resmi çiftçi organizasyonları ve sektöre ilgi duyan tüm aktörlerin kapasitelerinin geliştirilmesi
ve eğitilmesi
II)
Hasat kayıplarının azaltılması ve depolama
özelliklerinin iyileştirilmesi için tarımsal üretimin ve depolama altyapısının geliştirilmesi,
III)
Tarımsal üretimde n
IV)
Tarımsal üretimde nitelik, nicelik ve
çeşitliliğe yönelik kararların piyasa koşullarına göre oluşturularak pazara girişin
artırılması
SO2 Yüksek dağlık alanlarda
tarımsal üretimin tüm sorunlarını aşmak için doğal kaynakların sürdürülebilir
yönetimini sağlamak ve bu alanlarda iklim değişimine direnci artırmak.
I)
Toprak ve su kaynaklarının korunmasına yönelik
teknolojiler ve en iyi uygulamalar özendirilecektir.
II)
İklim değişimi ve arazi kullanımı/kaybı hakkında
bilgi ve farkındalık oluşturulacaktır
III)
Bitkisel üretim yapılan alanlarda damla ve yağmurlama
sulama ya da dolu koruma ağları gibi iklim değişimine duyarlı akıllı tarım
uygulamaları özendirilecektir
Bu COSOP’un amacı Türkiye’nin
yüksek kırsal bölgelerinde fakirliği azaltmaktır. Bu amaç; a) devletin uzun
dönemli planları, b) IFAD 2016-2025 planı ile ve c) Sürdürülebilir Kalkınma
Hedefleri ile uyumlu olacaktır. Belgede COSOP sonuçları yönetim çerçeve tablosu
her şeyi özetlemiş. Hangi kurumların sorumlukları var eklerde görülebiliyor.
Türkiye bu çerçeve planı ışığında
yürütülen URDP kapsamında 3 adet proje yürütüyor. Bunlar;
1. Ardahan-Kars-Artvin
Kalkınma Projesi
2. Murat
Nehri Kalkınma Projesi
3. Göksu-Taşeli
Havzası Kalkınma Programı
Dokümanda pek çok detay var. Ancak
Bakanlığın farklı birimlerinin bu tür belge çalışmalarına daha fazla katılım göstermesi
önem arz ediyor. Yürürlüke olan COSOP’un süresi 2021 yılında dolacak. Kuvvetle
ihtimal 2020 yılı sonunda çalışmalara başlanacaktır. Katılımcılık ilkesinin ne
düzeyde olduğu kurum kültürü ile ilgili. Katkı vermek ve katılımcı olmak çok
önemli.
First of all, I would like to share a brief history of IFAD. The International
Agricultural Development Fund (IFAD) was established as a specialized agency of
the United Nations (UN) in 1974 by the Food and Agriculture Organization (FAO)
in accordance with the decisions taken at the World Food Conference in Rome
with the participation of 140 countries. Following the conference, IFAD was
founded in 1977 as an international financial institution. It was established
as a financial institution for agriculture and rural development. Since its
inception, it has implemented hundreds of projects reaching millions of people,
especially in rural areas.
IFAD conducts all of its activities in line with the Strategy Documents
prepared as the main framework document. In essence, these documents reveal the
development philosophy of the institution. It is imperative that all projects
to be funded by IFAD be compatible with this document and its strategic
objectives.
IFAD's latest strategy document covers the years 2016-2025. In other words,
by 2025, projects that will contribute to the strategic objectives in this
document will be funded. In preparing these objectives, attention was paid to
ensure that they are in line with the 2030 agenda announced by the United
Nations. The content of the plan is also in line with sustainable development
objectives. In this direction, larger, better and smarter applications will be
the main approach of the institution.
In light of these principles, IFAD has an exponential purpose. In the
Strategic Plan period, the main objective of the institution is to invest in
people in rural areas in order to overcmone poverty and to achieved food
safety. In order to achieve this goal, 3 strategic objectives have been
determined.
SO1: Increase poor rural people’sproductive capacities;
SO2: Increase poor rural people’s benefitsfrom market participation; and
SO3: Strengthen the environmentalsustainability and climate resilience of
poor rural people’s economic activities.
IFAD is preparing a country framework document for the countries in which
it will operate. A framework program has been prepared for the operations to be
carried out in our country. It is important to raise awareness of this
document. These documents are prepared for each country to be supported.
These documents are briefly called COSOP. It is very important to be
involved in the preparation of these documents in order to increase the
effectiveness of the programs to be implemented in our country. I am examining
this document prepared for our country. I'll share details soon.
#shareyourbook
# arasslibrary
Öncelikle IFAD ile ilgili kısa bir tarihçe paylaşmak isterim. Uluslararası
Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Birleşmiş Milletlerin (BM) uzman bir ajansı
olarak 1974 yılında Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından Roma’da 140 ülkenin
katılımı ile gerçekleştirilen Dünya Gıda Konferansında alınan kararlar
doğrultusunda kurulmuştur. Konferansı takiben 1977 yılında IFAD uluslararası
finansal bir kurum olarak kuruldu. Tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik bir
finans kuruluşu olarak kuruldu. Kurulduğun günden itibaren özellikle kırsal
alanda milyonlarca insana ulaşan yüzlerce projeyi hayata geçirmiştir. IFAD
yürüttüğü tüm faaliyetlerinde temel çerçeve belgesi olarak hazırlanan Strateji
doğrultusunda yürütmektedir. Bu belgeler özünde kurumun kalkınma felsefesini
ortaya koymaktadır. IFAD tarafından fonlanacak tüm projelerin bu belgeye ve
belge içindeki stratejik amaçlarla uyumlu olması bir zorunluluktur. IFAD’ın son
strateji belgesi 2016-2025 yıllarını kapsamaktadır. Yani 2025 yılına kadar bu
belgedeki stratejik amaçlara katkı sağlayacak projeler fonlanacaktır. Bu
amaçlar hazırlanırken, birleşmiş milletler tarafından ilan edilen 2030 ajandası
ile uyumlu olmasına da dikkat edilmiştir. Plan içeriği sürdürülebilir kalkınma
hedefleri ile de uyumludur. Bu doğrultuda daha büyük, daha iyi ve daha akıllıca
uygulamalar kurumun temel yaklaşımı olacaktır. Bu prensipler ışığında IFAD
üstsel bir amacı bulunmaktadır. Stratejik Plan döneminde kırsalda yoksullukla
mücadele etmek ve gıda güvenliğini sağlamak için kırsalda insanlara yatırım
yapmak kurumun üst amacıdır. Bu amaca ulaşmak için 3 adet stratejik amaç
belirlenmiştir. Amaç 1: Kırsalda yoksul insanların üretim kapasitesini artırmak
Amaç 2: Kırsalda yoksul insanların pazara katılımlarını artırmak Ama 3:
Kırsalda yoksul insanların ekonomik faaliyetlerinin çevresel sürdürülebilirliği
ve iklim değişimi direncini güçlendirmek. IFAD faaliyette bulunacağı ülkeler
için ülke çerçeve belgesi hazırlamaktadır. Ülkemizde yürüteceği
operasyonlar için bir çerçeve programı hazırlanmıştır. Bu belge ile ilgili
farkındalık oluşturmak önemlidir. Bu belgeler desteklenecek her ülke için
hazırlanmaktadır. Bu belgeler kısaca COSOP olarak adlandırılmaktadır.
Ülkemizde yürütülecek programların etkinliğini artırmak için bu belgelerin
hazırlanma sürecine dahil olmak çok önemlidir. Ülkemiz için hazırlanan bu
belgeyi inceliyorum. Yakında detayları paylaşırım
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#arasınkitaplığı
The Future of Food: Harnessing Digital Technologies to Improve the Food System Outcomes
The report published in April
2019 by The World Bank It is about the added value of using digital technology
in the food/agricultural value chain. It guides and gives examples on how we
can benefit from digital technologies in a wide range of areas such as the more
transparent agricultural value chain, the creation of smarter farms and the
implementation of more advanced public services. Especially for the public
sector, it has been explained how to increase digital entrepreneurship and
demand in this direction and what kind of investments or policies should be
designed. Some of them are predictable and familiar things, however, there are
still seminal details.
According to the report, advanced
food systems make significant contributions to sustainable development goals. It
also plays an important role in accelerating developmental areas such as ending
poverty and hunger, creating new job opportunities and more efficient use of
natural resources. In response to the question of why it has to produce this
effect, some of the bottlenecks listed below are included;
• In 2015, 10% of the world's
population (approximately 750 million people) has a daily income of less than $
1.9%. 79% of this population lives in the countryside.
• There are 821 million hungry
people, and over 2 billion people are undernourished in terms of vitamins and
minerals.
• 151 million children under 5
years of age do not reach developmental potential, but 2 billion adults are
obese
• The cost of land degradation
every year is $ 300 billion
• 1/3 of the total aquifer in the
world is depleted
• The cost of food-based health
problems in the world to middle-income economies is $ 110 billion.
The global food system is a
gigantic organism. It supplies 570 million farmers with over 100,000
entrepreneurs operating in fields such as seed, fertilizer, machinery, animal
health care, insurers, finance and feed industry. Digital technology has great
potential to reduce the expenditure of activities within this organism or
accelerate the process. There are too many details about this in the report.
Exemplary digital projects for the agriculture and food industry, mobile phone
farmer applications and recommendations were given a lot.
• In 2017, China sold about 36
billion dollars of agricultural products via the Internet.
• In 2016, 1.5% of the products
produced in rural areas were sold over the internet (do we have these
statistics?)
• There are agricultural
machinery applications in Africa. (TroTro Tractor, Trringo, Hello Tractor)
Especially small family businesses use intensively.
On page 17, they prepared a very
good graphic and showed the digital opportunities in agriculture schematically
depending on the power of internet connection and mobile phone coverage. As the
internet capacity and mobile phone coverage increases, the level of
digitalization in agriculture increases. If we want rural development, we
should definitely increase the technology infrastructure in rural areas.
Special recommendations were also made to the agriculture ministries of all
countries of the world, the most important authority and locomotive in the
world food chain.
Details in the report. It is an
important resource for those who will work in high technology in agriculture or
for those who are concerned about these issues.
“Gıdanın Geleceği: Gıda
Sisteminin Çıktılarını Geliştirmek İçin Dijital Teknolojilerin Kullanımı” diye çevirebiliriz
sanırım. Dünya Bankasının Nisan 2019 yılında yayınladığı bir rapor. Gıda zincirinde
dijital teknoloji kullanımının yaratacağı katma değeri anlatıyor. Tarım değer
zincirinin daha şeffaf olması, daha akıllı
çiftliklerin oluşturulması ve daha gelişmiş kamu hizmetlerinin hayata
geçirilmesi gibi çok geniş bir alanda dijital teknolojilerden nasıl
yararlanabileceğimiz hususunda yol gösteriyor ve örnekler veriyor. Özellikle
kamu sektörü için, dijital girişimciliği ve bu yöndeki talebi nasıl artıracağı
ve ne tür yatırımlar yapması gerektiği ya da politikalar tasarlanması gerektiği
anlatılmış. Bazıları tahmin edilebilir ve bilindik şeyler ancak yine de ufuk
açıcı detaylar var.
Rapora göre, gelişmiş gıda
sistemleri sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunmaktadır. Ayrıca
yoksulluğun ve açlığın sonlandırılması, yeni iş fırsatları yaratması ve doğal
kaynakların daha etkin kullanımı gibi gelişim alanlarında hızlandırıcı etkisi
ile önemli bir rol oynamaktadır. Neden bu etkiyi oluşturmak zorunda sorusuna
cevap olarak aşağıda sıralanan bazı darboğazlara yer verilmiş;
·
2015 rakamları ile dünya nüfusunun %10’u(yaklaşık
750 milyon kişi) günlük geliri %1,9$ altında. Bu kesimin %79’u kırsalda
yaşıyor.
·
821 milyon aç insan var, 2 milyarın üzerinde
insanda vitamin ve mineraller açısından yetersiz besleniyor.
·
5 yaş altı 151 milyon çocuk gelişim noktasında
potansiyeline uluşamıyor ama 2 milyar yetişkin obez
·
Her yıl arazi bozunumunun bedeli 300 milyar dolar
·
Dünyadaki toplam aküferlerin 1/3’ü tükenmiş
·
Dünyada gıda temelli sağlık problemlerinin orta
gelirli ekonomilere maliyeti 110 milyar dolar.
Küresel gıda sistemi devasa bir
organizma. 100.000 üzerinde girişimci, tohum, gübre, makine, hayvan sağlık
hizmeti, sigortacılar, finans ve yem sanayi ile 570 milyon çiftçiye tedarik
sağlıyor. Dijital teknoloji, bu organizma içindeki faaliyetlerin harcamalarını
azaltacak ya da işlemleri hızlandıracak büyük bir potansiyele sahip. Raporda
buna ilişkin çok fazla detay var. Tarım ve gıda sektörüne yönelik örnek dijital
projelere, cep telefonu üzerinden çiftçi uygulamalarına ve tavsiyelere
fazlasıyla yer verilmiş.
·
Çin 2017 yılında yaklaşık 36 milyar dolarlık
tarımsal ürünün satışını internet üzerinden gerçekleştirmiş.
·
2016 yılında kırsalda yaşayanlar ürettikleri
ürünlerin %1,5’i internet üzerinden satmış(bizde bu istatistikler var mı?)
·
Afrika’da kiralık tarım makinesi uygulamaları var.
(TroTro Tractor, Trringo, Hello Tractor)Özellikle küçük aile işletmeleri yoğun
olarak kullanıyor.
Sayfa 17’de çok güzel bir grafik
hazırlamışlar internet bağlantı gücü ile mobile telefon kapsama alanı gücüne
bağlı olarak tarımda dijital fırsatları şematik olarak göstermişler. İnternet kapasitesi
ve mobil telefon kapsama alanı arttıkça tarımda dijitalleşme düzeyinin artırıyor.
Kırsal kalkınma istiyorsak kırsalda teknoloji altyapısını da mutlaka
artırmalıyız. Dünya gıda zincirinde en önemli otorite ve lokomotif olan tüm
dünya ülkeleri tarım bakanlıklarına da özel tavsiyelerde bulunulmuş.
Detaylar raporda. Tarımda yüksek
teknoloji çalışacaklar için ya da bu konuları dert edinenler için önemli bir
kaynak.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#Arasınkitaplığı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











